News of Berlin Refugee Movement – from inside

Abolish Residenzpflicht! Abolish ‚Lagers‘! Stop Deportations! Right to Work and Study!


1 Comment

BUSTOUR 2015 KRUMPA

P1040852P1040859
Leipzig’de bir dernekte kaldık. Bir sonraki durağımız olan Krumpa ile Leipzig arasındaki mesafe çok uzun değildi. Khemnist’den bize katılan üç kişiden ikisi gre döndü, bir mülteci devam ediyor. Berlin’den gelen bir grup da geri döndü ama bunun yanında yeni katılımlar da oluyor.
Krumpa’da ziyaret ettiğimiz kamp hemen yol üzerindeydi. Yolun kenarında yalnız başına uzun ve dört katlı bir bina. Binanın tamamı beyaz renkte. Mülteci kampının giriş kapısında mülteciler ve yerel aktivistler bizi bekliyorlarldı. Kampta kalan mültecilerle birlikte kampın içine girmek istedoik ancak kampın bekçileri tarafından sert bir şekilde reddedildik. Hemen polis çağırdılar. Kampta kalan mülteciler bizi içeriye davet ediyorlaridı. Kampnı bekçileri ise burasının bir özel ev olduğunu söylüyorlardı. Ziyaretin yasak olduğunu söylüyorlardı. Hangi özel evde ziyaret yasağı var. Ya da hangi özel evde bekçiler var diye sorduk kedilerine. Normal olarak bir evde yaşayan bir arkadaşımızı ziyaret etmek istediğimizde kimseden izin almamız gerekmiyor. Demek ki burası ev falan değil. Tam da hapishane ve kontrol sistemi var. Kampın girişindeki tabelada, kampla ilgili kamera ve ya fotoğraf makinesi kullanmanın yasak olduğu gösteren yazı ve resimler vardı.
Mülteci kampının önünde uzun bir süre tartışma devam etti. Bu sırada bizler kampın bahçesine girmiştik bile. İçerdekiler bizi davet ettiği için polis ve bekçiler bizi içeri sokmamaya bahane bulamıyorlardı. Sonunda bir bahane buldular. Meğerse Krumpa’da daha önce bu kampı ziyaret eden aktivistler, kamptaki yaşamı basına yansıttıkları için ziyaret yasağı koymuşlar. Yaklaşık yirmi kişilik bir lise asmışlar kampın giriş kapısına, bu listede olanların bu kampa girmeleri yasaklaşmış. Polis içeri girmek isteyen bizlerin kimliklerini bu yasak nedeniyle incelemek istiyordu. Uzun tartışmaların sonunda birkaç kişi kimliğini vererek içeri girdi. Krumpa’da kampın içi temiz görünüyordu, tuvalet ve banyoları temizdi. Hatta kampın şefi kampı nasıl bulduğumuzu sordu. Mesele sadece temizlik meselesi değil ki koridorda temizlik maddeleriyle, saati bir euroya çalışanlar da burada kalan mültecilerdi. Esas sorun izolasyon sorunudur. Küçük bir odada dört kişi kalıyor. Kampın etrafında bırakın toplumu, tek bir ev bile bulunmuyordu. Bazı mülteciler uzun yıllardan beri bu kmapta yaşıyorlar.
Krumpa’daki mülteci kampında kalan mültecileri de alarak buraya yakın olan gençlik merkezine geldik. Gençlik merkezinde film gösterimi ve tartışma programı yaptık. Belirlediğmiz üzere yeni insanlar konuşmalar yaptılar. Dergilerimizi dağıttık, kontaklar alındı verildi.
Krumpa’daki mülteci kampına karşı mülteciler uzun mücadeleler vermişler. Eskiden bu kamp daha kötüymüş. Şu andaki hali eskisinden iyi durumda ama bu, mücadale ile elde edilmiş. Bu kampta kalan bazı mülteciler oldukça palitik içerikli konuşmalar yaptılar. Mültecilerin çoğunluğu için sınır dışı kararları çıkıyor. Bazı mülteciler, mücadele ederse sonucun olumlu olacağını düşünüyor. Bunun yanıltığı bir beklenti olduğunu söyledi mülteci arkadaşlar. Almanya’nın güçlü
Hergün yolda olmak ve sürekli kamp ziyaretleri, toplantılar eylemler insanı yoruyor doğal olarak. Bu nedenle toplantıları fazla uzun tutmayalım diye konuştuk. Tüm işler birkaç kişinin üstüne kalmasın diye herkese görev dağılımı yaptık. Herkes, küçük ya da büyük bir iş yapacak.
Otobüs turu yapmak için bile bazı şeylerden fedakarlık yapmak zorundasın. Sadece boş zamanlarında aktivite yapmak hiçbir şey kazandırmıyor. İnsanlar izolasyon içinde yaşamaya devam ediyorlar. Tek tek kapıları çalarak konuşmadan ve bunu sürekli hale getirmeden bu izolasyonu kırmanın olanağı bulunmuyor.
Krumpa’da buluduğumuz süre boyunca peşimizden hep polisler geldiler.
Yaşasın İnasnlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz
08.05.2015
Turgay ulu
Krumpa


Leave a comment

BUSTOUR 2015 LEİPZİG

P1040840P1040848
Khemnitz’de mücadele eden yeril bir gruptan insanlar da bize katılarak Leipzig’e geldiler. İki şehir arasındaki mesafe fazla olmadığı için kısa bir sürede Leipzig’e vardık. Sayımız daha kalabalık oldu. Böylece iki gruba ayrılarak iki ayrı mülteci kampına gittik.
Leipzig’de gittiğimiz mülteci kampına daha önceki otobüs turu sırasında da gitmiştik. Kampın önünde çok sayıda çocuk oynuyordu. Çocukların çoğu Almanca biliyorlardı. İlk konuşmalarımız çocuklarla oldu. İçinde yaşadıkları mülteci kampı için Almanca’da “bok gibi” anlamına gelen “scheise” kelimesini kullanıyorlardı.
Mülteci kampının giriş kapısı8da bulunan mültecilerle sohbet etmeye başladık. Kampın yetkilisi içeri girmemize izin vermedi. Saatin geç oldğuunu söylüyordu. Bekçinin önündeki ekrandan kampın iç koridorları görünüyordu. Her koridorda kamera var. Sürekli olarak mülteciler gözetleniyor. Kampta yaşayan bir kadının davet etmesiyle birlikte bir kadın arkadaş kampın içine girdi.
Kapıda konutuğumuz mültciler Suriyeli, Yogoslavyalı mültecilerdi. Onlara akşam düzenleyeceğimiz toplantının yerini ve saatini anlattık. Mülteci kamplarını anlattık. Gerçekleştirdiğimiz eylemlerle ilgili bilgiler verdik.
Kampın önürde oynayan çocuklar, yeni insan yüzleri gördüklerine seviniyorlardı sürekli bizimle oynamak istiyorlardı.
Mülteci kampı ziyareti sonrasında çok sayıda mülteci toplantıya gelmek istediklerini bildirdiler. Arabalarımız yetmedi, iki sefer yapmak zorunda kaldık. Bir dernekte yaptığımız toplantıdaki konuşmacıları bir önceki toplantıda belirlemiştik. Bu sefer yeni insanları seçtik ki herkes mücadeleyi nasıl yürüteceğini öğrensin. Toplantıya başlamadan önce kısa bir film gösterdik. Bu filmi, birkaç gün bizimle birlikte gelen, daha önceden de tanıdığımız bir gazeteci yaptı. Almanya’nın merkezi televizyonu olan ZDF kanalında bu film yayınlandı.
Mülteci kamplarından toplantıya katılan ya da otobüs turunda yer alan mülteciler bilgileniyor ve politikleşiyorlar.
Leipzig’e yakın bir yerde dört nazi tutuklandı. Bu kişiler mülteci kamplarına ve camilere karşı kundaklama planlaması yapıyorlarmış.
Yaşasın İnsanlaşma ve ortaklaşma Mücadelemiz
7.5.2015
Turgay ulu
Leipzig


Leave a comment

BUSTOUR 2015 CHEMNİTZP1040811

P1040811P1040810
Eski adı Karl Marx şehri olan Chemnitz şehrindeyiz. Burada büyük bir mülteci kampına gittik. Kampın önünde kuyruk vardı. İçeri girmek ya da dışarı çıkmak için demir parmaklılı bir döner kapıdan geçiliyor. Bu kapıdan geçmeyen bir mülteciye, mavi kıyafetli bekçiler fena halde bağırdılar, mülteciyi azarladılar. Bu sırada fotoğraf çektik ve bekçiler bize de bağırdılar.
Chemnitz’deki mülteci kampının önünde bekleyenlerden bir grup, daha önce Dresden’de bıçaklanarak öldürülen Khalit adlı mültecinin komşuları, aynı apartmanda oturuyorlarmış. Daha sonra bu mülteciler başka bir apartmana sevkedilmişler. Geçen gün bu mültecilerin kaldığı yere naziler tarafından saldırı olmuş. Canları kırmış içeriye birşeyler atmışlar. Eritreli olan bu mülteciler, ilk kayıtların yapıldığı bu kampa gelerek sevklerinin Dresden dışında bir yere yapılmasını istiyorlardı ancak bu mültecilerle konuşmayı reddettiler.
Chemnitz’deki mülteci kampının içine girmemize izin verilmedi. Giriş kapısının önüne pankartlarımıza açıp buradaki mültecilerle sohbet ettik. Bu kampta kısa tutuyorlarmış. Burda kayıtlarını yapıp, birkaç hafta içinde başka yerlere sevkedilerlarmış. Kampın önünde bir de polis otosu bekliyordu. Bir süre sonra sürenin dolduğunu ve burayı terketmemiz gerektiğini söylediler.
Kampın önünde eylemlerimizi tamamladıktan sonra, burada bekleyen Eritreli mültecileri de yanımıza alarak gençlik merkezine gittik. Gençlik merkezindekilerin bizim geleceğimizden haberleri yokmuş, bir arkadaşları bizim geleceğimize dair not yazmış ancak onların eline geçmemiş. Bu nedenle biraz soğuk davrandılar önce. Daha sonra bir kadın arkadaş bizi kendilerinin kolektif yaşadığı bir proje evine davet etti, burada yatabileceğimizi söyledi. Gençlik merkezinde yaptığımız geniş katılımlı toplantıdan sonra bu proje evine geldik. Proje evinde bizim için yiyecek birşeyler hazırlamışlardı.
Bu sabah, Leipzig’e doğru yola çıkmadan önce nazi saldırısına maruz kalan Eritreli mültecilerle ilgili neler yapabileceğimizi tartıştık. Birlikte bir eylem yapma önerimizi, kendileri için daha kötü bir sonuç yaratır diye düşünerek kabul etmediler. Tekrar ilk kayıtların yapıldığı kampa giderek, başka bir yere sevk isteyecekler eğer bir sonuç alamazlarsa bize bildilercekler. Ondan sonra neler yapabileceğimizi tartışacağız.
Dresden ve Chemnitz gibi yerlerde nazi saldırıları var ve devlet mültecilerin can güvenliğini sağlamak için birşey yapmıyor. Proje evinde bu konular üzerine insanlarla sohbet ettik. 1990’larda olduğu gibi Almanya’da yeniden mülteci ve göçmenlere karşı ırkçı fiziki saldırıların arttığını söylediler. Bu tür yerlerde mücadel eden insanların sayısı da çok az bu nedenle birşey yapamıyorlar. Gene de nazi saldırısına uğrayan Eritreli mültecilerin kontak numaralarını buradaki yerel gruba verdik. Çeviri ve geçici olarak konaklamaları için onlara yardımcı olacaklar.
Akşamki toplantıda bazı mülteciler bizim devletle bağlantılı olup olmadığımızı sordu. Devlet ya da diğer kurumlarla bir bağlantımız olmadığını söyledik. Direk mülteciler olarak bu eylemleri örgütlediğimizi anlattık. Devletle bir ilişkimizin olmaması dolayısıyla bazı mülteciler kendilerine bir faydamızın dokunmayacağını düşünüyor. Fakat bazı reformların yapılması bizim eylemlerimiz sayesinde oldu.
Yaşasın İnsanlaşma ve Özgürleşme Mücadelemiz
07.05.2015
Turgay ulu
Chemnitz


Leave a comment

Bustour in Trier

Trier 30.4

P1040599Before heading from Frankfurt to Trier we visited a container lager in Frankfurt which we have visited in the last bus tour 2013. The lager didn’t change from last time. We have stablished a connection from the inside before going there, So we could enter the lager, hence they forbid us of making pictures.

we even met some people who we have met 2 years ago. We met one Afghan refugee who was 5 years waiting 2 years ago, and now it is 7 years of waiting for him, and he is living in this lager. We explained that we are fighting for closing of refugee lagers and against isolation of people. “But the lagers are running for many years” he answered.

We tried to talk with a pregnant woman in the kitchen making dinner. We gave our magazines and papers. The tears began to flow from her eyes. Obviously troubles accumulated in her heart. Kitchen and places like toilets were in very poor condition. A bad smell comming from the bathroom. People are getting forced to live with their children in these inhuman lagers.

The rise of Luxus buildings in Frankfurt and living costs make it impossible for many refugees to afford a living out of this lager and live inside the city.

Finally we returned to Frankfurt university. One of our friends from Freedom March to Brussels have came from Magdeburg to drive one of our cars to Trier. We were 12 peaple traveling with 2 small busses. Our Navi system brought us inside the Mainz city and we got stucked in the traffic for a long time. We reached Tried at 6 and go directly to a cultural center which arround 30 refugees gather arround for german course and get to know each other. There were refugees mostly from Eritrea, Syria and Kobani. We also show them the solidarity photo that fighters of Kobani made for Orannienplatz and told them about our action of occupying a nationalist turkisch radio station in berlin in solidarity with Kobani.

In our meetings refugees and supported get politicized. There are people who haven’t made a speech in the meetings before and the do talk in our meetings for the first time. In begenning they feel shy and hesitate to speak. After a while they start to plan actions and making suggestions. This is partly because we don’t have a hirarchial structure and no boss. So everybody participate in decision making and in taking responsibilities.

We couldn’t find the time to visit Karl Marx home which was born in Trier, Schade!

1.5.2015 Trier and Munchen

P1040662P1040633In the morning we devided in 2 groups to visit 2 lagers in Trier. Both were Erstaufnahmelagers and very big. We entered there before the security notice us. The refugees has got forced to queue up in order to receive food in a long queue. We took a photo of people waiting in the queue, The security noticed us and we said that we came to visit our friend in the camp. It too a whole debate. Then we wnet to a few people in the upper floors of the building. We spoke with refugees who live there door by door. In this camp was people more from Kosovo and Albania. As with us are 2 refugees from the camp in Osnabruck, fully able to speak Albanian, we could spread our words to everybody there.

Large rooms in the refugee camps in Trier. There are double-decker beds in each room, just as in prison. They store at least 6 people in each room. People do not have a life of their own.

On the upper floor there was many woman and children. One family only knew Russian. Small children were laughing because  they see new faces. We invited everybody to participate with us in the 1st of Mai demo.

After a few hours of being with people in there we got our megaphone and openned our banners and made speeches in many languages , also inviting people to the demo. Then we started to walk and many people including their children joined us. You could see happiness in the eyes of children, they had a very pleasing time to get our of the boring lager atmosphere.

We marched together with our banners and slogans to the domonstration. it was the alternative demonstration for 1st of Mai by left groups in Trier in parallel to the official DGB union demo. there was not many people, and more refugees. in the end was a very nice small festival with food and drinks in the city center. We talked about bustour and the refugee strike movement, distributed our magazine. Play Albanian music. People have experienced the joy of being in a social environment. Afterall we invited everybody who is interested to join the bustour.


Leave a comment

Donate for Refugee Movement Bus Tour 2015

Spenden für die Refugee Bus Tour 2015 werden noch gebraucht um Benzin und Essen zu kaufen. Klickt auf das Bild um zur Seite der Spendenkampagne zu kommen.

Donations for the Refugee Bus Tour 2015 are still needed to buy petrol and food. click on the image to get to the crowdfunding campaign.
Flyer for the crowdfunding campaign in support of the refugee movement bus tour


Leave a comment

BUS TOUR 2015 JENA-EİSENBERG

P1040750P1040757
Jena’ya vardığımızda kısa birşeyler atıştırıp iki mülteci kampına gitmek için yola çıktık. Gittiğimiz ilk mülteci kampındaki şefin yaklaşımı iyiydi. Bizim otobüs turu yaptığımızı meillerden biliyormuş. İçeri girip mültecilerle sohbet etmek istediğimizi söyledik. Bu isteğimize olumlu yaklaştı. Fakat odalara tek tek gitmemize olumlu bakmıyordu. Sonuç olarak içerdeki mültecilerle değişik dillerde konuştuk. Kampın şefi de mültecilerle birlikte resim çektirmek istedi. Mülteci kampındaki insanları akşam 19’da Jena’daki Enternasyonal Cafe’de gerçekleştireceğimiz toplantıya davet ettik.
Gittiğimiz ikinci mülteci kampı da Eisenberg’di. Eisenberg mülteci kampı tam bir hapishane görünümündeydi. Kampın etrafı demir parmaklıklarla çevriliydi. Binanın bahçesine girmek için iki demir kapıdan geçmeniz gerekir. İçeriye sadece burada kaydı olan mülteciler, kimliklerini göstererek girebilir. Dışarı çıkmak isteyen mülteciler ise kimliklerini kontrol odasına bırakmak zorunda.
Eisenberg’deki mültecilerle demir parmaklıklar ardından konuşmaya başladık. Bir süre sonra çok sayıda mülteci toplandı demir parmaklıkların ardına. Mülteciler, bu kampın çok kötü olduğunu anlatıyorlardı. Yemekler çok kötüymüş. Kontrol sistemi içinde izole olan insanlar stres içinde yaşıyorlardı. Mültecilerle kendi dillerinden uzun uzun sohbet ettik. Afganistanlılar, Suriyeliler, Afrikalılar, Iraklılar, Makedonyalılar gibi çok değişik ülkelerden gelmiş mülteciler vardı burada.
Avazımızın çıktığı kadar bağırarak tüm mültecileri bu hapishane özelliğinde olan kampı terketmeleri, dışarı çıkmalarını ve protesto etmeleri için davet ettik. İnsanlar önce biraz çekingen yaklaştılar daha sonra onları toplantıya götürüp tekrar geri getireceğimizi söyledik. Bunun üzerine birçok mülteci bizimle birlikte geldi. Bir kısmını kendi arabalarımızla, bir kısmını da otobüsle taşıyarak jena’ya getirdik.
Jena’da yemeklerimizi yedikten sonra toplantılar başladı ve mülteci kamplarının neden yıkılması gerektiğini, neden herkese kalma hakkı verilmesi gerektiğini anlattık. Mülteciler de sordukları sorularla olayı anlamaya çalıştılar. Dergilerimizi dağıttık onlara. Mülteciler çocuklarıyla birlikte gelmişlerdi toplantıya.
Mülteci kamplarında kalan insanların kendiliğinden bu izolasyon sistemini kırmalarını beklemek olmaz. Birileri buralara gidip direk kontak kurması gerekir ve insanlara bıkmadan anlatması gerekir. Eylemlere yeni katılan insanlar bu ziyaretler ve toplantılar sırasında hızla politikleşebiliyorlar. Daha iki haftadır Almanya’da olan ve bize gittiğimiz bir kamptan katılan genç bir mülteci artık kendi dilinde, mültecilere izolasyon sistemini kırmaları için konuşmalar yapıyordu.
Akşam saatinde gene hep birlikte yemek yedikten sonra büyük toplantıda, ırkçı ve kolonyalist mülteci yasalarını, izolasyon sistemini değişik konuşmacılar dile getirdiler. Tüm mültecilerin meil ve ya telefon adreslerini aldık. Jena’adaki yerel insiyatiflerin düzenledikleri toplantı saatlerini ve yerlerini verdik. Buralara katılıp hakları ve özgürlülleri için mücadeleye davet ettik onları. Toplantı bittikten sonra da tüm mültecileri geldikleri yere geri bıraktık.
Yaşasın İnsanlaşma ve Ortaklaşma Mücadelemiz
04.05.2015
Turgay ulu
Jena


Leave a comment

MÜSCHKİLİ KABİR POLİS KONTROLÜ BUS TOUR 2015 REGENSBURG’TAN JENA’YA

P1040704P1040698
München’de gerçekleştirdiğimiz mülteci kampı ziyareti sırasında, mülteci kamplarındaki izolasyon sistemine karşı mültecileri sokağa, direnişe davet ettiğimiz için bir kampın şefi olan kadın tarafından polise ihbar edilmemiz sonucunda gözaltına alınan arkadaşımız bir gün sonra serbest bırakıldı. Gözaltına alının arkadaşımızla ilgili olarak bir eylem düzenleme kararı almıştık. Biz eylem yerinde toplanmaya başlarken, arkadaşın serbest bırakıldığını öğrendik ve eylemi iptal ettik. Zaten München’de fazla beklemiştik. Arkadışımızı burda bırakıp gitmek istemedik. Avukatları devreye soktuk ve serbest bırakılması için karakolun önüne yürüme kararı almıştık.
München’de Refugee Strigel For Fridoom grubu ile birlikte bir toplantı yaptık. Bu gruptan da otobüs turuna bir kişi katıldı. Sadece München’deki turu birlikte yaptık daha sonra biz gene yeni katılımlarla yolumuza devam ettik. Otobüs turu sonrasında düzenlemek istediğimiz mülteci konferansını tartıştık. Almanya’da var olan tüm mülteci direnişçileri bir araya getirip konferans yapacağız ve bu konferansta daha büyük ve daha birleşik bir hareketi ve eylemi nasıl örgütleyebileceğimizi tartışacağız. Planımız olumlu bulundu. Arkadaşlar da bu konferansa katılacaklarını açıkladılar.
Bugüne kadar yaptığımız tüm eylemlerde München’de mutlaka polis tarafından baskıya maruz kalıyoruz. München’in kendine özgü bir işleyişi var. Daha sağcı bir yer ve polis kontrolü burada daha sık oluyor.
Gözaltındaki arkadaşımızı aldıktan sonra bir sonraki durağımız olan Regensburg’a doğru hareket ettik. Serbest kalan arkadaşımız bürokratik işilemlerini yapmak için otobüs turuna ara vermek zorunda kaldı. Berlin’den bir kadın mülteci arkadaş daha eylemimize geldi.
Regensburg’ta bir kolektif eve misafir olduk. Biz gelmeden önce büyük bir kazanda çorba yapmışlardı. Günün karmaşası içinde öğlen yemeği yememiş ve epeyce acıkmıştık. Hafif acılı olan bu çorba hepimize iyi geldi.
Regensburg’a iki grup halinde gittik. Üniversitenin bize verdiği minübüsün süresi dolduğu için geri Berlin’e gönderdik. Öbür minübüse hepimiz sımadı. Bu nedenle bir grup arkadaşımız trenle yola devam etti.
Zaten geç kaldığımız için Regensburg’ta gerçekleştirimek istediğimiz mülteci kampı ziyaretini yapamadık, buna zamanımız yetmedi. Film gösterimi ve sonrasında tartışma porgramı düzenlemekle yetindik bu sefer. Regensburg’ta da mültec ikampları varmış. Buradaki aktivistlerin kamplarla fazla bağlantıları yoktu. Ama bizim mülteci direnişinden bir kişi buraya yerleştiği için bizimle ilgili bilgilere sahiplerdi.
Regensburg’ta, turda yer alan iki arkadaş arasında yaşanan küçük tartışma ile ilgili bir toplantı yaptık. Sürekli yolda olmanın, uykusuzluğun, yetersiz beslenmenin getirdiği strez bazen böyle tartışmalara yol açabiliyor. Ama birlikte yaptığımız toplantı ile duru tartışıp çözdük ve eylem normal akışını sürdürüyor.
Şimd iki grup halinde Jena’ya gitmekteyiz. Bir grup gene mitfahr (aynı yöne gider arabaya az miktarda para ödeyerek yolculuk yapmak) denilen araçla gidiyor biz de minübüsle deam ediyoruz. Minübüsümüzün bir koltuğu yerinden çıktı. Yolda da tekerindan parça fırlayıp arka lambaları kırmıştı. Önceki eylemlerimizde de kullandığımız bu minüsüs biraz kırık dökük hale gelmiş bulunuyor. Bir koltuğu sürekli sağa sola yıkılıyor.
Jena’da daha önce de etkinlikler gerçekleştirmiştik. Orada aktif olan The Vois diye bir grup var. Jena’daki programı onlar hazırladı.
Jena’ya doğru ilerlerken, Çek sınırında bir polis otosu “dur” sinyali vererek arabamızın önüne geçti. Kimlik kontrolü yapmak istediklerini söylediler. Buna itiraz ettik. Eyalet dışına çıkma yasağının kaldırıldığını, politik bir eylem yaptığımızı ve neden polislerin keyfi, ırkçı kontrol yaptıklarını sorduk. Polisler ise, burasının Çek sınırı olduğunu kontrolün normal olduğunu söylediler. Ancak bizden başka bir aracı durdurmadılar ve kontrol yapmadılar. Bizim kara kuru görünümümüzdü esas olarak ırkçı polis kontrolüne maruz kalmak.
Polis kontrolü sırasında bir arkadaşın geçerli bir evrağı olmadığı için parmak izini almak istediler. Bu arkadan sadece iki haftadır Almanya’ya gelmişti. Trier’deki mülteci kampından eyleme katılmaya karar verdi. Polislere karşı eleştirilerimizi sürdürdük. Parmak izini alacakları makine çalışmadı. Daha önce Münshen’de de polis kontrolü olduğunu söyledik ve bir sorun çıkmadığını söyledik. Polis, her yerin polis işleyişinin farklı olduğunu anlattılar. Sonuç olarak bizi bir süre alıkoyduktan sonra evraklarımızı geri verdiler ve Jena’ya doğru ilerleyişlerimizi sürdürüyoruz.
Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz
04.05.2015
Turgay Ulu
Regensburg-Jena